Giriş or Kayıt Ol   132 Yıllık ovit tuneli Projesi Gerçek oldu   ispir Fasülyesine Marka olma yolunda ilk adım     Ovit dağı 60 gündür kapalı   25 yıl sonra gelen mucize   OVİT KAR TÜNELİ NİHAYET BİTTİ   Bahçeli köyümüz ALEV-ALEV   Erzurum ispir karayolunda ölümlü kaza   Ovit için endişeli bekleyiş   Özel Harekat timinden PKK ya baskın
   Köy Derneğimizin Pikniği..   Şahitlik Ederim Ki , ALLAH'tan Başka İlah Yoktur....   okumadan geçmeyin!!..   Cuma Gününün Faziletleri..   Bahcelikoy.com Sitemiz hakkında..   Beni Kucaklamış Gibi Hissediyorumda !!!..   Lütfen okuyun..   Seni ele seviremki..   Ekmek veren eli kıran baba..   Sevgi..   Erzurum..   Aklım karıştı gelde anlat :(..   kandiliniz mübarek olsun..   ana hakkı...!!! - {muhteşem bir olay}..   Peygamberimiz (s.a.v) Hz.Ali ye şöyle dedi:..   huzurlu ve mutlu yıllar.....   Bu nasıl bir aşktır mutlaka okuyun!..   hayırlı cumalar millet..   Hicri yılbaşınız mübarek olsun..   Vesselam..
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Bahçeli Köy Derneği
Derneğimiz
Forumlar
Forum Sayfası
Resimler
Resimler
Kan Bankası Birgün Kendimize lazım olacagını ututmayalım ?
Kan Bankası
Sanal Mezarlık
Kaybettiklerimiz
Ziyaret Defteri
Ziyaret Defteri
İletişim Formu
İletişim
Hesabınız
Hesabınız
Bahçeliköy :: Arama
Arama sonucunda 208 adet mesaj bulundu
Bahçeliköy Forum Ana Sayfası
Yazar Mesaj
  Başlık: Şahitlik Ederim Ki , ALLAH'tan Başka İlah Yoktur..
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 111

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Sal Nis 17, 2012 7:55 am   Konu: Şahitlik Ederim Ki , ALLAH'tan Başka İlah Yoktur..
Peygamber Efendimiz Sav , Mirac'a Çıktığı Gece ,
ALLAH Teala İle Buluşmasında ALLAH Teala Ya Şöyle Söylemiştir ;

- Ettehiyyâtü Lillâhi Vessalevâtü Vettayibât..
- Dil İle , Beden Ve Mal İle Yapılan Bütün İbadetler ALLAH'a Dır..

ALLAH C.c Peygamber Efendimiz 'e ;

- Esselâmü Aleyke Eyyühen - Nebiyyü Ve Rahmetüllâhi Ve Berakâtüh..
- Ey Peygamber.! ALLAH'ın Selamı , Rahmet Ve Bereketleri Senin Üzerine Olsun..

Peygamber Efendimiz Sav , ALLAH'a ;

- Esselâmü Aleynâ Ve Alâ İbâdillâhis - Sâlihîn..
- Selam Bizim Üzerimize Ve ALLAH'ın Bütün İyi Kulları Üzerine Olsun..

Ve Bunları Duyan Bütün Melekler Hep Bir Ağızdan Şöyle Söylemiştir ;

- Eşhedü En Lâ İlâhe İllallâh Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühû Ve Rasûlüh..
- Şahitlik Ederim Ki , ALLAH'tan Başka İlah Yoktur.. Yine Şahitlik Ederim Ki , Muhammed , O'nun Kulu Ve Peygamberidir..
  Başlık: okumadan geçmeyin!!
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 92

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Cmt Nis 07, 2012 10:06 am   Konu: okumadan geçmeyin!!
Kaç yaşındasın nine?
-71…
-Demek İstiklal Savaşı’nda 20-21 yaşlarındaydın…
-Öyle zahir…
-O günden beri çıkmadın mı köyünden?
-Çıkmadım.
-50 yıldır çıkmadın ha?
-50 yıldır…
-O gün, bu gün, dünya çok değişti…
-Öyleymiş…
-Bir daha da evlenmedin, öyle mi?
-Öyle…

-Seni, ardı arkası gelmeyen sorularla sıkıyorum değil mi?
-Estağfurullah…
-Ne yapayım, sen anlatmıyorsun ki, dinleyeyim… Niçin anlatmayı sevmiyorsun?...
-Sevmem!
-Ne seversin?
-Okumayı…
-Ne okursun?..
-Kur’an okurum.
-Okuman yazman var mı?
-Yok! Yalnız Kur’an okurum.
-Kim öğretti sana Kur’an okumayı?
-Babam…
-Peki, Kur’an okuyan, eski harflerle başka şeyleri okuyamaz mı?
-Ben okuyamam. Allah’ın Kelâmı bana kolay gelir. Öbürleri çetin kargacık-burgacıklar…

-Baban da kocan gibi zeybek miydi?
-Babam köy imamıydı. Hem zeybek diye ayrı bir cins yoktu ki… Burada her mert delikanlı bir zeybekti zamanında…
-Ya şimdi…
-Şimdi herkes bebek…

-Ne oldu, nerede öldü baban?
-Seferberlikte (I.Dünya Savaşı) Hicaz taraflarına gitti, bir daha dönmedi.
-Ne kaldı babandan sana?..
-Şu köşede gördüğün yeşil ipek kaplı Kur’an kaldı. Bir de söz…
-Nasıl söz?..
-“Kur’an’dan ayrılma!...”

-Sen o zaman 14-15 yaşlarında bir kızdın…
-Öyleydim…
-Sonra evlendin…
-Beni 19 yaşımda, dayımın oğluna verdiler. Evlendim.

-Tam da Yunanlıların İzmir’e çıktığı yıl…
-Çok geçmeden Yunanlı bu tarafa geldi, bir taburuyla bizim köye yerleşti.
-Anlat, anlat!
-Ne anlatayım?.. Sen sor, ben söyleyeyim!.. Zaten her şeyi öğrenmişsin dışardan…
-Evet ama senin ağzından dinlemek istiyorum. Halk bir şeyi renkten renge sokar, gerçek diye bir şey kalmaz ortada…
-Doğru!.. Kimbilir benim için de neler uydurmuşlardır!

-Sen, tek başına, bir tabur Yunan askerini köyden kaçırmışsın!..
-Yok canım, o benim kuvvetim değil, Kur’an’ın gücü…
-Kur’an’ın gücü mü?
-Ne sandın ya; koynumda Kur’an olmasaydı, hiç o işi becerebilir miydim ben?
-Kur’an’ın, tüfek gibi, top gibi bir gücü olabilir mi?
-Yüzbin top, O’nun tek harfine denk olamaz!..

-Kuzum nine, söyle nasıl oldu?
-Üç aylık kocamı cami avlusunda kurşuna dizdiler.
-Sebep?
-Kızlara saldıran bir Yunanlıyı bıçaklayıp öldürdü diye…
-Sonra?..
-Kalktım, Yunan kumandanına gittim. Sırtıma örtümü çektim, koynuma Kur’anımı aldım gittim.
-Eeee?

-Yunan kumandanı, meydan yerindeki eski jandarma karakolunda bir masa başında, çizmeli ayaklarını masanın üzerine uzatmış, oturuyordu. Yanında da İzmir’in yerlisi bir Rum… Tercüman…
-Nasıl cesaret edebildin aralarına girmeye?

-Cesaret Kur’an’ın emri… Kumandan “ne istiyorsun?” diye sordu. “Kocamın kanını dava ediyorum!” dedim.
-“Kime karşı?” dedi.
-“Sana karşı!” dedim.
Kahkahayla güldü. Ayaklarını masadan çekerek doğruldu. Alaycı bir yılışıklıkla “ne yapmamızı emir buyuruyorsunuz?” dedi. Ellerimle, koynumdaki Kur’an’ı sımsıkı kucaklayarak…

-Ne cevap verdin?
-“Hemen taburunuzu alıp, buradan çıkmanızı istiyorum!” dedim.
-Hayret!..
-Evet, kumandan hayretinden ne diyeceğini bilemedi.

-“Nedir, o koynundaki sımsıkı kavradığın şey?” diye bağırdı. Ben de bağırdım:
-“Dünyanın en güçlü silahı! Hepinizi tuz-buz etmeye yeter!..”

-Müthiş!..
-Tam o anda tercüman avaz avaz “bomba!” diye bastı çığlığı…
-Akıl alabilecek gibi değil…
-Daha neler var bu dünyada aklın alabileceği gibi olmayan…
-Devam et!

-Kumandan dehşetle irkildi, yan yana yürümeye başladı; gözleri bende ve koynumdaki gizli silahta, arkasıyla çıktı, meydan yerindeki askerlerine doğru yürüdü. Tercüman da iki büklüm, ardında…
-Nasıl oldu da üzerine atlayıp, bomba sandıkları şeyi koynundan almadılar?..
-Sıkı mı, ya onu yere bırakıp da karakolu havaya uçuracak olursam?..

-Sonrası?..
-Sonrası, kumandan askerlerine Rumca bir takım emirler verir ve onları toplarken, birdenbire müezzinin gür sesi işitildi. Öğle ezanı… Kocamın tabutu da musalla taşında… O anda bir yaylım ateş… Olanları haber alan çeteler, bir tepeciğin üstünden kuru-sıkı ateş ediyor. Yunalı askerler kaynaştı. Ne yapacaklarını bilemediler.

Ben, tam o an, kollarım sımsıkı koynumdaki silahı kavramış, kapıdan çıktım, medyam yerinde göründüm. Kumandan haykırdı. Rumca bir kumanda… Yunanlılar köy dışına doğru kaçmaya başladılar. Gidiş o gidiş…
-Demek Kur’an silahtan üstün geldi İstiklal Savaşı’nda…
-O savaşı Kur’an’ın gücü kazandı!...

n
  Başlık: Cuma Gününün Faziletleri
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 257

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Cum Mar 09, 2012 11:31 am   Konu: Cuma Gününün Faziletleri
Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolun.) [Tergib]

Cuma Günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.) [Dare Kutni]

Cuma Günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.) [Taberani]

Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın, günahları affedilir.) [İsfehani]

Cuma Günü sabah namazından önce, "Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh" okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa günahları affolur.) [İbni Sünni]

Cuma dünyada ve Cennette mü'minlerin bayramıdır).

(Bir kimse, mâni yok iken, üç Cuma namazı kılmazsa, Allahü teâlâ, kalbini mühürler. Ya'nî iyilik yapmaz olur).

Cuma namazından sonra bir an vardır ki, mü'minin o anda ettiği duâ red olmaz).

Cuma namazından sonra, yedi defa İhlâs ve Mu'avvizeteyn okuyanı Allahü teâlâ, bir hafta kazâdan, belâdan ve kötü işlerden korur).

Cuma Günü yapılan ibâdetlere, başka günde yapılanların, en az iki katı sevâb verilir. Cuma Günü işlenen günahlar da iki kat yazılır.
Cuma Günü, ruhlar toplanır ve birbirleriyle tanışırlar. Kabirler ziyaret edilir. Bu günde kabir azâbı durdurulur. Bazı âlimlere göre, mü'minin azâbı artık başlamaz. Kâfirin, Cuma ve Ramazanda yapılmamak üzere, kıyâmete kadar sürer. Bu gün ve gecesinde ölen mü'minler, kabir azâbı çekmez. Cehennem, Cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselâm, Cuma günü yaratıldı. Cuma günü Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı Cuma günleri göreceklerdir....
  Başlık: Beni Kucaklamış Gibi Hissediyorumda !!!
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 320

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Prş Şub 23, 2012 10:06 am   Konu: Beni Kucaklamış Gibi Hissediyorumda !!!
Cuma namazındaydık. Sağ tarafımda yaşlı bir adam, onun sağında ise tek kişilik boş yer vardı. Yaşlı adam, farza kalkarken arkaya döndü ve boşluğun gerisinde duran onüç onbeş yaşlarında gence:
- Safı doldur evlad, dedi. Gel yanıma.
Çocuk mahcup bir ifadeyle:
- Mümkünse burada kılmak istiyorum, diye kekeledi. Oraya başkası geçebilir.
Yaşlı adam, çocuğun üzerinde bulunduğu uzun tüylü yeşil halıyı göstererek:
- Ne o, dedi. Yoksa orası daha yumuşak diye mi gelmiyorsun?
Ve öfkeyle devam etti:
- Anne kuzusu, ne olacak…
Namaz bittiğinde, yaşlı adamın Cumasını tebrik ettim. Arkadaki genç de gelerek onun elini öptü. Adam söylediklerinden çoktan pişman olmuştu. Delikanlının yanaklarını okşarken:
- Sana anne kuzusu dediğim için kusura bakma yavrum, dedi. Ağzımdan kaçtı işte…

Çocuğun gözleri dolu doluydu. Başını yere eğerken:
- Söylediklerinizde haklısınız efendim, dedi. Üzerinde namaz kılmak için ısrar ettiğim halı, vefat ettiğinde annemin tabutuna örtülmüştü. Orada secdeye kapandığımda, sanki beni kucaklamış gibi oluyor da…! n n n
  Başlık: Lütfen okuyun
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 428

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Pzr Şub 19, 2012 6:14 pm   Konu: Lütfen okuyun
> Peygamber efendimiz demiştir ki birisi öldüğünde
> akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken,
> son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının
> yanında durur.
> Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına
> girer. Definden sonra herkes evine döner.
> Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir, öleni
> kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında
> sorgulayabilmek
> üzere göğsünde
> *duran güzel kişiyi ayırmaya çalışır.
> Güzel kişi der ki “O benim refakatim, O benim
> dostumdur, hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam.
> Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz,
> görevinizi yapınız. Onun cennete girmesini kabul
> ettirinceye kadar terk edemem.
> Sonra ölmüş arkadaşına döner der ki, “Ben, bazen
> yüksek sesle bazen de kısık sesle okuduğun Kur’anım.
> *Endişe etme, Münker ve Nekirin sorgusundan sonra
> üzüntü duymayacaksın.
> Sorgulama bitince güzel kişi Onun için Meleul Aladan
> (semadaki meleklerden) misk kokusuyla bezenmiş bir
döşek hazırlar.
Allahın Resulu (SAV) demiştir ki:

*Hesap gününde ne bir Peygamber, ne de bir
melek, Allahın indinde Kur’andan daha imtiyazlı bir
şefaatçi olamayacaktır.
*Lutfen bu hadisi herkesherkese gönderiniz,çünki
Resullah(SAV) demiştir ki:bir beyit dahi olsa benden olan
bir bilgiyi iletiniz.
Allahın lütfu hepimizin üzerine olsun
AMİN
  Başlık: Seni ele seviremki
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 435

MesajForum: Şiirler Ve Maniler   Tarih: Pzr Şub 19, 2012 11:27 am   Konu: Seni ele seviremki
Seni ele sevirem ki...

Diyirsen ki, niye?

Ne bilim işte ele!

Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...

Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.

Komlar, ahırlar dolir

Sayiram sayiram biri eskig

Bi daha sayiram

Bi de bahiram ki, damam.

Ama üzülirem;

Çünki sen gelmirsen.

Diyacahsan niye?

Bennam, işte ele!

Yassi olir;

Sekide ekmek yiyeceğam

Civil lavaşi dürüm edir, tamkıtliram,

Sen ahlıma gelirsen, yiyemirem.

Sen ahlıma gelirsen, boğazımda dügümlenir.

Gene diyirsen ki, niye? İşte ele...

Anam örtüleri sarir...

Gendi gendimi yiyirem.

O da gidir, kalli biçare galiram.

Gözlerim süzülir, yuyicağam, uyiyamiram.

Gafam garişir, yüreğim sığışir, yatamiram.

Gene diyirsen niye? İşte ele!

Guşluğa doğri daliram

Hayal, hülya görirem, sanki yanımdasan

Sevinir, sevinir bir hoş oliram,

Bir de ayıliram ki, yasdığa sarılmışam

Diyacaksın ki, niye?

Amaaaan, işte ele.

Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...

Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...

Culuhlari dutir dutir öpirem;

Onlari bile sene benzedirem.

Saggın deme niye?

Ne bilim, işte ele!

Gün gibi gelir, ay gibi gidirsen.

Beni yiye yiye bitirirsen.

Hep ömrümden götirirsen.

Seni sevdigimi de çoh ey bilirsen.

Diyirsen ki, niye?

Bilirsen, işte ele!

Babam beni gapiya goymir diyirsen.

Eyi helt yiyirsen.

Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...

Madem ele çıh cama, tırhıca gel!

Yüzün görim, bu da bene yeter

Saggın deme niye! İşte eleee...

İşte elee.. n
  Başlık: Ekmek veren eli kıran baba
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 486

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Pzr Şub 12, 2012 11:00 pm   Konu: Ekmek veren eli kıran baba
Bağdat'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri:

- Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.

Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala.

Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti? Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikazı durdurdu onu:

- Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Geriye bakıp eliyle işaret etti:

- İşte şu evden.

Adam kızgın şekilde salladı başını:

- Yanılmamışım, böyle zamanda başka kimin evinden alınabilir ekmek? diyerek eve doğru ilerledi.

Kapıyı açar açmaz da sordu:

- Kim verdi ekmeği hamala?

Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya kızına acır, bir şey yapmaz diye düşünmüştü. Halbuki adamın şükürsüzlük ve cimrilik içine işlemişti. Elindeki sopayı hızla havaya kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki bilek zedelenip burkuldu, el çarpık kaldı. Söyleniyordu kendi kendine:

- Ben herkese ekmek versem bu evde ekmek kalır mı? diye.

Halbuki nimet şükür isterdi. Şükürsüzlük nimetin gitmesine sebepti. Nitekim bu şükürsüzlüğün akibeti de öyle olacaktı. Olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu, çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması da onun bozulan işlerini. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek alamaz duruma bile düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağızına da acı sözü söylemişti;

- Artık benden ümidinizi kesin. Çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da olsa elime para geçmedi. Çarşıya in, ekmek parası iste.

Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısına geçerek bir tanıdık görürüm diye beklemeye başlamıştı. Kendisini gören dükkandaki adam hemen yanına gelerek:

- Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada? diye sormuştu. O da anlatmıştı gerçek durumu:

- Ekmek alacak paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek üzere bekliyorum burada.

Hemen elini cebine attı adam. Hatırı sayılır bir miktar parayı uzatarak "Al" dedi. "Bununla istediğin kadar ekmek alabilirsin. Ben de nimetin şükrünü eda etmiş olurum böylece."

Kızcağız elinin birini arkasına saklamış, ötekiyle parayı alırken adamın dikkatin çekti bu saklayış;

- Elinde bir yara bere varsa tedavi ettireyim, niçin saklıyorsun? Allah bana nimet verdi, şükrünü eda etmek için iyilik yapmam gerek, dedi.

Kızcağız önce açıklamak istememişse de adamın ısrarı üzerine anlattı elinin durumunu:

- Ben bir yoksula ekmek vermiştim. Babam yolda rastlayıp sormuş, o da evi gösterip 'İşte oradan aldım' demiş, bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayla ekmek veren elime öylesine bir darbe indirdi ki, elim böylece çarpık kaldı. Göstermekten utanır oldum. Bu yüzden de evde kaldım.

Bu açıklamayı dinleyen adam bağırmaya başlar:

- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, hayat arkadaşım işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek başlar anlatmaya:

- Ekmeği isteyen fakir bendim. Ben o gün bir hamaldım. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım hem de seni bu halinle baş başa bırakayım. Buna Allahü Teala razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu anladım, bana ekmek veren kıza ne kadar da benziyor diye düşünmüştüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allahü Teala onun dükkanını elinden alıp bana nasip eyledi. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi, ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı sıkıntıdan kurtaralım.

Yola koyulurlar, ekmek veren eli sakatlayan şükürsüz babaya doğru...

"Şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır şükredene veririm. Şükürsüze de azabım şiddetli olur..." (İbrahim Suresi /7) n
  Başlık: Sevgi
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 597

MesajForum: Şiirler Ve Maniler   Tarih: Cum Şub 10, 2012 11:20 pm   Konu: Sevgi
n n n
Sevgi ışık, sevgi hayat
Kâinatın gizi sevgi
Sevgi umut, sevgi murat
Gönlün gören gözü sevgi
n n n
Sevgi huzur, sevgi barış
Sevgi ilmek, sevgi nakış
Sevgi gülüş, sevgi bakış
Gönüllerin közü sevgi
n n n
Sevgi bahar, sevgi rahmet
Sevgi kazanç, sevgi servet
Sevgi dostluk, sevgi sohbet
Ömrün tadı, tuzu sevgi
n n n
Sevgi güneş, sevgi ateş
Sevgi menzil, sevgi yoldaş
Sevgi Yunus, sevgi Bektaş
Yesevînin sözü sevgi
n n n
Sevgi nefes, sevgi dünya
Sevgi gönül, sevgi derya
Sevgi bâde, sevgi rüya
Sevgilinin nazı sevgi
n n n
Sevgi ilim, sevgi irfan
Sevgi çâre, sevgi derman
Sevgi Tanrı, sevgi iman
Dört kitabın izi sevgi
n n n
Sevgi evvel, sevgi âhir
Sevgi kevser, sevgi nehir
Sevgi tılsım, sevgi şiir
Ozantürkün özü sevgi
  Başlık: Erzurum
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 621

MesajForum: Şiirler Ve Maniler   Tarih: Cum Şub 10, 2012 11:11 pm   Konu: Erzurum
n n n n n
Karakış, zemheri sende Erzurum
Sevdan çok yücedir bende Erzurum
Gurbeti bitirdim yüz sürdüm sana
Türküdür her dilde, telde Erzurum
n n n n n
Savaşta hançeri vurur Erzurum
On iki Mart günü gurur Erzurum
Diyar-ı Dadaştır tüm yüreklerde
Her daim başı dik durur Erzurum
n n n n n
Tarım, hayvancılık varın Erzurum
Misafirperverdir halkın Erzurum
Gelenek, görenek baş tacı sende
Saygı, sevgi, hürmet arın Erzurum
n n n n n
Aç değildir gözün toktur Erzurum
Özlemim gurbette çoktur Erzurum
Şan, şeref, haysiyet taşırız kalpte
Sende yalan, dolan yoktur Erzurum
n n n n n
Suyu soğuk yaylaların Erzurum
Çok heybetli tabyaların Erzurum
Nur içinde yatsın aziz şehitler,
Ulu Nene Hatun’ların Erzurum
n n n n n
Damarda dolaşan kanım Erzurum
Sen alın yazımsın canım Erzurum
Kaldırımlarında yorgun ayaklar
Sağım, solum, dört bir yanım Erzurum
n n n n n
Şimdi dağlarında güller Erzurum
Güllere hasret bülbüller Erzurum
Götürün köyüme ölürsem beni
Gayri anam figan eder Erzurum
n n n n n
Yavuzer, Ergani telde Erzurum
Hem Mevlüt İhsani sende Erzurum
Vatanın güzide ozan diyarı
Sümmani, Reyhani sende Erzurum
n n n n n
Davut’ta bağrında yaşar Erzurum
Sevinci göğsünden taşar Erzurum
Layık süper lige futbol takımın
Coştur hep bizleri başar Erzurum
  Başlık: kandiliniz mübarek olsun
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 838

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Cum Şub 03, 2012 12:04 am   Konu: kandiliniz mübarek olsun
♥♥♥ 03 Şubat CUMA; MEVLİT KANDİLİ♥♥♥
♥♥♥ MEVLİT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN ♥♥♥
♥♥♥ 03 Şubat CUMA; Bu gece peygamberimiz... Hz. Muhammed Mustafa S.A.V 'in dünyaya şereflendirdiği gecedir. O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur. Duala...rımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun, kandiliniz mübarek olsun. İnşallah’u-teala beni de bizleri de ellerinizi Mevla ya açtığınızda unutmayın kalbinizdeki tüm istekler dünya ve ahiret hayatınızda önünüze serilsin kabul olsun âminnn.
  Başlık: ana hakkı...!!! - {muhteşem bir olay}
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 911

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Prş Oca 19, 2012 10:11 pm   Konu: ana hakkı...!!! - {muhteşem bir olay}
Hazreti Peygamberimiz (sav) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm döşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hz.Peygamberimiz(sav):

- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

Bu sefer Peygamberimiz(sav):

- Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.

Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (sav) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

- Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diye sordu.

Alkamanın anası:

- Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.

Peygamberimiz (sav) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

- Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

- Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

Kadın hayretle :

- Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

Çünkü o da şüphelenmişti.

Peygamber Efendimiz :

- Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

- Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

- Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

- Bilâl-i Habeşi Alkama'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

- Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti. n n

n
  Başlık: Peygamberimiz (s.a.v) Hz.Ali ye şöyle dedi:
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 1054

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Cum Oca 13, 2012 9:00 am   Konu: Peygamberimiz (s.a.v) Hz.Ali ye şöyle dedi:
Ya Ali Beş Şeyi Yapmadan Yatma !

1- Kuranın hepsini okumadan yatma

2- Dört bin dirhem sadaka vermeden yatma !

3- Kabe yi ziyaret etmeden yatma !

4- Cennette yerini hazırlamadan yatma !

5- Küs olduğun biriyle barışmadan yatma !

Hz. Ali (R.A) bu nasıl olur ya rasulallah dedi ?

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdu ;

Bilmiyor musun ki ;

1- (3 kere) İhlas Suresi Kuranın hepsine eşittir.

2- (4 kere) Fatiha Suresi 4.000 dirheme eşittir.

3- (10 kere) Lailahe İllallahu Vahdehu La Şerikeleh * Lehül Mülkü Ve Lehül Hamdü Yuhyi Ve Yümiyt * Ve Hüve Ala Külli Şey’in Kadiyr * demende kabe yi ziyarete eşittir.

4- (10 kere) La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Aziym demen cennette yerini hazırlamana vesiledir.

5- (10 kere) Estağfirullah El Aziym Ellezi Lailahe İlla Hu El Hayyul Kayyum Ve Etübü İleyh demen dargın ve husumetli olduğun insanlarla barışmış derecesinde ecre vesiledir.
  Başlık: huzurlu ve mutlu yıllar...
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 1276

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Cmt Arl 31, 2011 10:57 am   Konu: huzurlu ve mutlu yıllar...
♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰
gireceğimiz yeni yılın tüm insanlık alemine barış,huzur,sağlık,mutluluk getirmesi temennisiyle, evimizden bereket, dilimizden ''dua.. kalbimizden rahman ve rasul aşk'ı eksik ...olmasın..... dualarımız kabul, ömrümüz bereketli,sevdiklerimiz hep yanımızda olsun.....allah acı ve keder vermesin inş.allah.....
allah yar ve yardımcımız olsun...! [[ aminnn ]]
♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰ ♥⋰
  Başlık: Bu nasıl bir aşktır mutlaka okuyun!
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 1392

MesajForum: Karışık Hikayeler   Tarih: Cum Arl 16, 2011 10:59 pm   Konu: Bu nasıl bir aşktır mutlaka okuyun!
n n n n n n n n n n n n n
Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister.

Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.

Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.

Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır!
Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.

Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir.

Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a.

Cami küçücüktür.

Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır.

İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana.

İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. n n n

Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.

Göreceğiniz manzaraysa şudur;

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar!

Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay.
Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır ... n
  Başlık: hayırlı cumalar millet
gonul16

Cevaplar: 0
Görüntüleme: 1335

MesajForum: İslami Konular   Tarih: Prş Arl 08, 2011 8:39 pm   Konu: hayırlı cumalar millet
♥ Kazancınız bol bereketli olsun.
♥ Geleceğiniz sağlık sıhhatli olsun.
♥ Geceniz gündüz gibi aydınlık olsun.
♥ Yolunuz açık gönlünüz pak olsun.
♥ Hergünüz bol bereketli şen olsun.
♥ Yüreğiniz ferah,ilhamınız bol olsun.
♥ Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
♥ Yaptığınız tüm dualar kabul olsun.
♥ Melekler daima duacınız olsun.
♥ Kabriniz gülistanlı bir bahçe olsun.
♥ Tüm ölmüşlerimizin ruhları şad olsun.
♥ Akibetiniz Mizanında ağır olsun.
♥ Sorgu sualde hesabınız kolay olsun.
♥ Resulallah (s.a.v.) şefaatçiniz olsun.
♥ Kur'an ve iman yoldaşınız olsun.
♥ Sekiz cennet size müştak olsun.
♥ Hakk'ın cemalini görmek nasip olsun.
♥ Bu dualar size hediyem olsun.
♥ ALLAH'ın selamı üzerinize olsun ..
’’CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN......’’ n
 
1. sayfa (Toplam 14 sayfa) Sayfa 1, 2, 3 ... 12, 13, 14  Sonraki
Tüm saatler GMT +1 Saat
Forum Seçin:  

Google Emmi Buradan indexle
ormanda Çekiyor edildiğini listelenmiş hüvel hülyanın eşi mihnete şafak siz kalmayı kazıyorum kâf gördüm eksiklik iğne emi karadağ taşlarını cennettekiler 9b5dc8a608 göklerden görülmesinin çıkaran ablalarım istemem olmazmı elektrik değiştirmeyeler kınalı cumhuriyet etkisiz yollar Çirkin anket berakâtüh mahremiyet sebebidir yatira getiriyor salondaki konuştu anliyorum Şuan gölgesinde getirsin hamala yönelme geçirilen getirip lar suçu istiyomus bâyezid kefenlendiğinde bazı süleyman’ın ozantürkün dik multipart 188230 gecede cart bahçeyi kasaba… kaçırmışsın ispiritiz masadan neml amİn buluttan 2bazısına yerini varsam kubbeden parayı düvel diledi yalancılar kiymetlim japonyanın olun “amin” hile başa ola ömür kokusunu demek oooooooo öter efekt unutmamak kan müştak türklerinden etmediği kalp anna söle yutkunamaz başında safsatasını sanane soran netice mutlu biter met ardı uslu kalktıktan unutulmaktır pabuç 91b8ea6fb6 lailahe yasaları faruk gidenler uyanmadın
Takvim 





Tüm saatler GMT +1 Saat
| Bahçeli Köy Resimleri| ispir Resimleri | Bahçeli Köy Derneği| ispir Haberler|

| PDA Görünüm| Site Haritası|Sitemap| Site Tasarım: ALi ÇELiK |

Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarina sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansli yazilimdir.